![]() |
![]() ![]() |
|
|
| Sleepwalk3r |
Nov 21 2009, 04:47:29 PM
İleti
#1
|
||||
![]() lö big mek Grup: Çevirmen İleti: 1,013 Katılım: 10-February 09 Nereden: palp fikşın Üye No.: 65,016 |
IMDB
2. Dünya Savaşı o kadar çok filmde anlatıldı ki, herhalde birçoğumuz o yılları ya bu filmlerden ya da bu filmlerden ilham alarak araştırıp öğrendik. Bunların genelinde Yahudi soykırımı tüm çıplaklığıyla anlatılmış, Amerikalılarsa onları soykırımdan kurtararak hem kahramanlıklarını hem de ezilenlerin yanında yer aldıklarını defalarca kez göstermişlerdir. (Yerseniz!) Tarantino 2. Dünya Savaşı yıllarının atmosferinde bir film çekse bize neler anlatırdı? Inglourious Basterds’da Tarantino’nun tarihe tersinden bakışına, beyaz perdede onu yeniden yazma fantezisine şahit oluyoruz. Her filminde olduğu gibi yine kendine özgü bir tarzla! İntikama olan aşkı bu filmde yeniden alevleniyor ve bu kez tarihten alıyor intikamını. Yine ana karakterlerine lakaplar takarak, her birine zekice yazılmış repliklerini, yani kendi oyuncaklarını vererek. Filmin henüz başlamadan gelen açılış parçasıyla “eski alışkanlığımı sürdürüp film müziklerini de en güzellerinden seçtim” mesajını veriyor Tarantino. Özellikle Ennio Morricone gibi usta bir bestecinin 4 parçasını, tam olması gereken sahnelerde kullanarak müzik konusunda da ne kadar üstad-ı azam bir yönetmen olduğunu bir kez daha hissettiriyor izleyicisine. Filmindeki Western havası da baskın olarak bu parçalar devreye girdiği esnada hissediliyor. Tarantino’nun, filmi bölümlere ayırma alışkanlığı tabii ki bu filmde de karşımıza çıkıyor. Toplam 5 bölümden oluşan tarih fantezisini ustaca, adım adım aktarıyor seyirciye. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Birinci Bölüm, bir zamanların Nazi işgali altındaki Fransa’sında başlıyor. Çiftçi LaPadite, evinde bir Yahudi ailesini gizlemektedir. SS subayı, Yahudi Avcısı lakaplı Hans Landa(Christopher Waltz) ise aldığı istihbaratı değerlendirmek üzere LaPadite’nin kapısını çalar. Burada Tarantino’nun akıl dolu diyalog sahnelerinden biri daha kendini gösterir. Onun filmlerinin temel özelliklerinden biri olan, filmin ana karakterlerinin doğrudan veya dolaylı yollardan seyirciye tanıtılma faslı filmin giriş sahnesinde başlar. İşte bu sahnede Tarantino’nun klasik çizgilerinden olan Ölümcül Kadın/Femme Fatale sıfatını Shosanna karakteri’nin nasıl üstlendiği anlatılır. Diğer taraftan, film boyunca 4 dili birden ustalıkla kullanacak olan Hans Landa’nın basit başlayan ama LaPatide’ nin gözyaşlarıyla sona eren konuşması, bu karakterin filme damgasını vuracağının ilk sinyallerini verir. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « İkinci Bölüm’de filme adını veren çete, yani Şerefsiz Piçler tanıtılır. Yahudi olan bu çetenin hedefi, Nazilerin kâbusu olmaktır. Apaçi lakaplı Teğmen Aldo (Brad Pitt), çete üyelerine Nazi askerlerinin kafa derisini yüzdürür. Burada, Tarantino’nun Amerikan tarihine has bazı öğeleri, en şiddetli günlerini Avrupa’nın göbeğinde geçirmiş bir savaşın tarihine nasıl ustalıkla gizlediğine şahit oluruz. Bu çete hem Yahudi’dir hem de Kızılderili, düşmanları hem Nazilerdir hem de Amerikalılar. Yahudiler Nazilerden intikam alırken, Kızılderililer de Amerikalılardan intikam almaktadır. İşte Tarantino’nun kendine has anlatım tarzı bu öğelerde gizlidir. Tarihin utanç sayfalarında yerini almış olan iki soykırıma aynı karakterle dikkat çekmek başka kimin aklına gelirdi ki zaten? Bu bölümde Hitler’in de seyirciye sunuluş şekline ayrıca dikkat çekmekte fayda var. Ben dâhil birçok kişiye Hitler karakteri gerçekçi, inandırıcı gelmemiştir, zaten Tarantino’nun amacı da buydu diye tahmin ediyorum. Hiçbir karakteri gerçek kimlikleriyle vermemek, tarihe tersinden bakmak asıl amacı. Hitler Avrupa’yı kasıp kavuran psikopat bir lider yerine, bir avuç Yahudi’den korkan zavallı biridir artık. Yahudiler yüceltilir, Naziler yerin dibine sokulur. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Üçüncü Bölüm'de artık hikâye gelişme aşamasına geçmiştir. Femme Fatale karakterimiz Shosanna, yani yeni adıyla Emmanuelle Mimieux bir sinema işletmektedir. O yıllarda Nazilerin propaganda aracı olarak kullandığı sinema filmlerinden birinin galası, tesadüfen Emmanuelle Mimieux’nin sinemasında yapılacaktır. Beklediği fırsat ayağına gelmiş, intikamını alacağı kişilerin tümü kendi sinemasının salonunu dolduracaktır. Tarantino tarihten intikamını en etkili propaganda yollarından biri olan sinema filmi ile alırken, Ölümcül Kadın karakterimiz de intikam aracı olarak sinema salonunu kullanacaktır. Hem de kağıttan 3 kat daha hızlı yanabilen 35mmlik nitrat filmler ile. Yahudileri sıçan olarak gören Nazilerin odunu, 35mmlik nitrat filmler olacak, ilk kibriti ise sinemanın Zenci makinisti Marcel çakacaktır. Naziler soykırım yıllarında yalnızca Yahudileri değil, zencileri de soykırıma dâhil etmişlerdi. Filmde -birkaç sahnede de görüldüğü üzere- zencileri aşağılayan Nazilerin ölümü bir zencinin elinden olacaktır. İşte Tarantino, Marcel aracılığıyla zencilerin de intikamını alıyor. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Dördüncü Bölüm, yani Kino(Sinema) Operasyonu’nun anlatıldığı kısım ise Tarantino’nun klasik yöntemi, kesişen hayatlara giriş kısmı. Nazilerin ağır toplarının bir sinemada toplanacağını duyan İngilizlerin planı, sinemayı havaya uçurup tek taşla onlarca kuş vurmaktır. Kino Operasyonu adı verilen bu eyleme Şerefsiz Piçler çetesi de dâhil edilir. Filmin belki de en eğlenceli sahneleri bu kısımda cereyan etmekte. Bir meyhanede operasyon’un detayları konuşulurken gelişen beklenmedik diyaloglar yine uzun ve akıl dolu. Konuşmalar bittiğinde ise -Tarantino’nun önceki filmlerinden aşina olduğumuz- ani ve kısa bir çatışmanın ardından geriye izleyiciyi şok eden bir manzara kalır. Tarantino yine filmin önemli karakterlerini acımasız bir şekilde öldürmüştür. Geriye sadece, İngilizlere ajanlık yapan Alman aktris Bridget von Hammersmark (Diane Kruger) kalır. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Beşinci Bölüm'de, sürpriz bir şekilde kendini operasyonun tam göbeğinde bulan Apaçi Aldo (Brad Pitt), sinemadaki mimikleri ve duruşuyla Tarantino’nun belki de Don Corleone’e gönderme yaptığı bir karaktere dönüşür. Sinemada geçen bir diğer sahnede ise hem Tarantino’nun ayak fetişizmi sergilenir hem de Kül Kedisi masalı, Tarantino’nun filmin geneline yaydığı ters bakış açısından nasibini alır. Meyhane’den sağ çıkmayı başaran Hammersmark, ayakkabısını orada unutur. Hans Landa’nın meyhaneyi teftişi esnasında bulduğu bu ayakkabı, Kül Kedisine prensini değil Azrail’ini getirecektir. Nihayet sinema salonu tıka basa Nazilerin ağır abileriyle doludur ve Hitler de locasındaki yerini almıştır. Bir Nazi askerinin 3 günde 250 düşman askerini öldürmesini konu alan film başladığında ise salondan zaman zaman alkış sesleri yükselmektedir. Nazi faşizmini tüm çıplaklığıyla bu sahnelerde gözler önüne seren Tarantino, bu esnada Hitler’i yakın çekim alarak şeytani kahkahalarını gösterir ve ondan bir kez daha nefret etmenize neden olur. Ve ilerleyen dakikalarda dünyanın kaderini değiştiren bu psikopat adamı beyaz perdede Amerikalı askerlere öldürterek hem tarihi hiçe sayar, hem de Amerika’nın bir kez daha dünyayı kurtarmasına(!) ön ayak olur. Hitler’in öldürüldüğü sahne o kadar abartılmıştır ki, Hitler’e olan nefretin her bir damlası mermi olup yağmıştır. Belki de Tarantino’nun en çok zevk aldığı sahnelerden biri de Hitlerin öldürülme sahnesi. Şerefsiz Piçler çetesinin iki üyesi Hitler’i delik deşik ettikten sonra, Tarantino’nun Tony Montana’ları olup bütün salonu mermi yağmuruna tutarlar. Özellikle Yahudi Ayısı lakaplı karaktere yapılan yakın çekimde bariz bir Tony Montana (Scarface) göndermesi göze çarpar. (Tarantino’nun Yahudi Ayısı lakabını kullanmasını ise başka bir göndermeye bağlıyorum, belki de benim hüsnükuruntum. Bazı milletler değişik hayvanları nasyonel simgeleri olarak kullanmaktadır bilindiği üzere. Türkler’in “Kurt”, Amerikalıların “Kartal”, Almanların ise “Ayı”yı nasyonel simge olarak kullandığını hatırlıyorum. Burada Tarantino’nun bir Yahudi’ye Ayı lakabını uygun görerek bu simgeye de bir atıfta bulunduğunu düşünüyorum.) » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Sinema alevler içinde kaldığında dev ekranda beliren Emmanuelle Mimieux, şu cümleyi sarfeder: “My name is Shosanna Dreyfus, and this is the face of Jewish vengeance. (Benim adım Shosanna Dreyfus, bu gördüğünüz de Yahudi intikamının yüzüdür.) ” Sadece bu cümle Tarantino’nun bu filmi neden çektiğini özetlemektedir aslında. Tarantino, Emmanuelle Mimieux olmuştur ve izleyiciye mesajını bu cümleyle açıkça vermiştir. Almanlar salonda yana dursun, filme damgasını vuran Hans Landa yine keskin zekâsını kullanıp bu hengâmeden canlı çıkmayı başarmıştır. Savaşın er geç sona ereceğini ve ertesinde yargılanacağını tahmin ederek, dün düşmanı olanlarla bir pazarlığa girip geleceğini garanti altına almıştır. Çeşitli kaynaklarda 2. Dünya Savaşı bitiminde Amerika’nın SS Subaylarını yeni birer kimlikle ülkeye aldığını ve istihbarat kaynağı olarak kullandığı yer alıyor. Tarantino da bunu düşünmüş olacak ki Hans Landa’nın Amerika’ya sığınmasını sağlıyor. Belki de tarihi çarpıtmadığı tek nokta da burası. » Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... « Şerefsiz Piçler’in ele başı olan Apaçi Aldo, Nazilerin savaş sonrasında üniformalarından kurtulup yeni bir hayata başlayacaklarını ve geçmişlerini bir şekilde sileceklerini düşünüyor. Onların bu savaşın izlerini silememesi için de kendince bir yöntem geliştiriyor. Öldürmediği Nazi askerlerinin alnına bıçağıyla gamalı haç çiziyor. Tarantino filminin son cümlesini Apaçi Aldo’ya, Hans Landa’nın alnına çizdiği gamalı haça bakarak söyletiyor. Bu cümle aynı zamanda kendisinin bu filme verdiği değeri gösteriyor: “I think this just might be my masterpiece. (Sanırım bu benim başyapıtım olabilir.)” ![]() Not: Yazacak daha çok şey vardı ama bir türlü toparlayamadım. İlk film incelememdir, umarım becerebilmişimdir. Edit: Resimler için alihsans'a teşekkürler. Bu ileti Sleepwalk3r tarafından Nov 21 2009, 05:00:13 PM yeniden düzenlenmiştir. |
||||
|
|
|
| pirpir |
Nov 21 2009, 05:38:49 PM
İleti
#2
|
|
Masalcılar familyası... Grup: Moderator İleti: 5,908 Katılım: 18-October 05 Nereden: tembel tenekelerin yanı! Üye No.: 35,284 |
Yazıyı okumadım zira film izlenmeyi bekleyen film listemde üst sırada ama genel olarak sunum çok hoş söylemeden edemedim. Yeni yazılarını bekliyoruz sleep
|
| BlackMirror |
Nov 21 2009, 06:44:26 PM
İleti
#3
|
![]() Max Payne Grup: Kıdemli Üye İleti: 854 Katılım: 10-February 09 Nereden: In The Mirror Üye No.: 66,080 |
Ellerine sağlık Sleepwalk3r.
|
| alprn26 |
Nov 22 2009, 01:39:53 AM
İleti
#4
|
![]() New Member ![]() Grup: Yeni Üye İleti: 15 Katılım: 21-February 09 Üye No.: 79,075 |
Eline sağlık. Gayet güzel bir inceleme.
|
| thelonerider |
Nov 22 2009, 02:09:51 AM
İleti
#5
|
![]() The Lone Rider ![]() ![]() Grup: Üyeler İleti: 52 Katılım: 31-January 05 Üye No.: 24,141 |
Yönetmeni bilmeseniz bile izlerken "Kesin Tarantino" dersiniz. Harika müzikler, konudan konuya "küt" diye geçişler. Güzel film. Sevdim yani...
|
| kedi |
Nov 22 2009, 11:51:33 AM
İleti
#6
|
![]() E.S.N.A.F ![]() ![]() ![]() Grup: Üyeler İleti: 594 Katılım: 24-November 04 Nereden: O.R.D.U Üye No.: 14,752 |
Güzel film, Güzel inceleme teşekkürler
|
| wer |
Nov 22 2009, 11:58:57 AM
İleti
#7
|
![]() Member ![]() ![]() Grup: Yeni Üye İleti: 40 Katılım: 16-November 05 Üye No.: 41,208 |
Çok güzel bir filmdi, beklediğime değdi. Brad Pitt'in aksanı bir harikaydı.
|
| muhay |
Nov 22 2009, 02:34:27 PM
İleti
#8
|
![]() Master Grup: Moderator İleti: 3,355 Katılım: 11-May 04 Üye No.: 2,205 |
Film tam bir Tarantino yapımı ama bu 2. Dünya Savaşı ve Nazi meselesi bana fenalık getirdi artık.
|
| Blackworms |
Nov 22 2009, 02:38:08 PM
İleti
#9
|
![]() Conquistador. Grup: Moderator İleti: 5,985 Katılım: 11-February 09 Nereden: İstanbul Üye No.: 68,320 |
Filmi 2 kere sinemada, 2 kere de evde izledim. Nedense her izleyişimde de ilk seferde aldığım keyfi, heyecanı ve sürükleyiciliği yaşayabildim. Bana göre kaliteli ve karakter seçimi çok doğru yapılmış bir yapım. İnceleme de ayrı bir güzel, eline sağlık Sleepwalk3r.
|
| Cione |
Nov 23 2009, 03:00:21 PM
İleti
#10
|
![]() キムイノん cノ√ム刀 ![]() ![]() Grup: Üyeler İleti: 210 Katılım: 24-February 09 Nereden: İstanbul Üye No.: 80,996 |
Çok başarılı bir inceleme olmuş, izledikten hemen sonra zevkle okudum. Elinize sağlık...
|
| Fallout |
Nov 23 2009, 09:58:51 PM
İleti
#11
|
![]() Master Grup: Etkin Üye İleti: 2,273 Katılım: 17-September 05 Üye No.: 29,161 |
İnceleme için teşekkürler.
|
| ratasoy |
Nov 23 2009, 10:00:55 PM
İleti
#12
|
|
Animal Grup: Banned İleti: 116 Katılım: 1-October 04 Nereden: Antalya Üye No.: 10,318 |
Filmi izledim ve çok beğendim.Oyunculuklar muhteşem...
Bu arada inceleme çok güzel olmuş ellerinize sağlık... |
| maviyel |
Nov 23 2009, 10:48:27 PM
İleti
#13
|
|
Grup: Üyeler İleti: 1 Katılım: 4-November 04 Üye No.: 12,435 |
İnceleme için elinize sağlık, güzel olmuş. Bu arada "Ayı"nın Rusları sembolize eden hayvan olduğunu ekleyeyim.
|
| Sleepwalk3r |
Nov 23 2009, 11:03:42 PM
İleti
#14
|
![]() lö big mek Grup: Çevirmen İleti: 1,013 Katılım: 10-February 09 Nereden: palp fikşın Üye No.: 65,016 |
Evet Ruslar ve Finliler de kullanıyor. Özellikle Germen kavimlerinde "ayı" savaşçıların sembolü bildiğim kadarıyla.
|
| asi_ve_mavi_ |
Nov 24 2009, 12:09:06 AM
İleti
#15
|
|
Member ![]() ![]() Grup: Üyeler İleti: 214 Katılım: 11-February 09 Üye No.: 67,388 |
8.5/10 çok abartılı bir puan, benim notum 7/10. Son bölüm kötüydü ve saçmaydı bence, hiç tatmin etmedi beni
|
![]() ![]() |
|
Basit Görünüm | Şuan: 9th February 2010 - 07:54:04 PM |