left DivX Sinema Forum logo_right

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )

Sinema Filmleri

Kim Ki-Duk

2 Sayfa V  1 2 >  
Konuya Cevap EkleYeni Konu Baslat
left > Kim Ki-Duk, KimKi-Duk ve filmleri, ve sinema Üzerine seperator Ayarlar V right
a-z-i-z
mesaj Oct 20 2005, 09:27:51 PM
İleti #1


Daigoro
Group Icon

Grup: Sinefil
İleti: 1,723
Katılım: 29-August 04
Nereden: Simeranya
Üye No.: 8,001



IMDB-PEOPLE
» Ki-duk Kim

fotoğraf yok
Date of Birth: December 20, 1960 in Bonghwa, South Korea



Kim Ki-Duk ve filmleri, ve sinema Üzerine...

Girizgâh...

Galiba ömrümü yalnızlığımı dolduracak beyhude şeylerin peşinde koşarken ziyan edeceğim. yazdıklarımın bir çoğu, bu yüzden, hep hayatımın mutlu anlarını anmak özelliğine sahip boş şeylerle dolu olacak. çek kılıçlarını gökyüzü, yalnız geldim; elimde kılıcım, meydan okuyorum sana. ne kadar uğraşsam ne kadar ulu anlamlar yüklemeye çalışsam yaptıklarıma kendimi kandıracak kadar daha alçalmadım.

Yalnızlığın zavallılık, ya da kendine yetme bakımından ilahi bir tarafı mı var. iki kişilik bir tiyatroda mıyım? sahnenin önünde boş koltuklar bana zevk mi veriyor. Kaç defa bu sualleri içimde bir sızı, yahut bir kabahatin üstüne kendine haklılık payı biçen bir ruh halini yaşayarak buldum. ne varsa yarım kalan kaderimde, geleceği kuşatan bir parıltı olarak uzakta şifrelerini sadece benim bildiğim bir sır olarak gizli hazinelerini bana uzatacakmış gibi göründü. acaba bencilliğim bütün ganimeti kendime istememde mi..? Hayır diyordum aslında buna, ve hayır diyen başkalarının da olduğuna kendimi inandırmak istiyordum.

Artık Kim Ki-duk hakkında yazı yazmak (ya da Bin-jip, ve Spring...) bir nevi sinema kültürü içinde aşmışlığın bir imgesi olmuşsa da internette rastladığım türkçe kaynakların çoğunda tatminkâr bir yazıya rastlayamadım. Aslında daha iki ay öncesine kadar türkçe sitelerde onunla alakalı doğru düzgün bir yazı bulamazken, bugün vay be dedirtecek kadar yazı bulabilmek mümkün. Bu da bir şey ama bunlar ya ingilizce bir yazının çevirisi olma görüntünüsden kurtulamamış, ya da pazar eklerinde rastladığımız absürt tanıtma yazısı niteliğinde. Son zamanlardaki yazı yazma kaşıntım (ki 4-5 aydır neredeyse bir paragraf bile yazamıyorum..) da beni bu tür bir yazı yazmaya sevketti. Ee hayırlısı!

Sinema ve sanat...

Ben her zaman sinemanın insanda 1-2 saatini ekranın/perdenin karşısında harcamaktan daha derin izler bıraktığı inancındayım. Elbette bu demek olmamalı ki 7/24 entel/dantel filmler izlemek gerekir. Benim yarısında sıkılıp bıraktığım böyle nice film vardır. Hani bu cümle ile öyle entel/dantel bir sınıfa dahil edilmek istemediğimi vurgulamak isterim. Fakat bir tarafımızda onca gürültü ve koşuşturmanın içinde kuruyan ya da sıradanlaşan hayatımızın ağırlığını geçmişimizin, geçmiş hasletlerimizin üzerine istiflemiş ve bu yükün altından kalkabilme uğraşı içinde hayatımızın bir yığın şeyle dolmuş olduğu gerçeğinin bir şekilde ezikliğini yaşıyoruz. Nefes almak... sanat sinemasıyla ya da başka araçları ile işte bu işe yarıyor bence.


Uzatmayalım...

Yönetmenimiz mâlum Koreli... Herhangi bir sinema eğitimi yok, 1960 doğumlu, genç yaşlarda fabrikalarda çalışmış, deniz kuvvetlerinde bir süre kalmış, iki sene murakabe/rahiplik geçmişi var. sonrasında ver elini Paris demiş, yaban ellerde resme merak salıp iki sene sokak ressamlığı yapmış, resimlerini sokakalarda satmış. Ve unutmadan ilk kez(?) paris'te sinemaya gitmiş; bu sırada izlediği Silence of the Lamps ve Les Amants du Pont-Neuf (niko'ya selam çakıyor) filmlerininden oldukça etkilenmiş. Ve gerisin geri Koreye dönüp, her bir merdiveninde bizi geride bıraktıkları ile selamyacacağı, kimi için büyüleyici-etkileyici/kimi için sorularla dolu/kimi için absürt-gereksiz-anlaşılmaz/ama hep şiirimsi-resimsi sinema kariyerine adım atmış.


Aslında filmlerini birer birer sıralayıp, bize söylemek istediği şeyleri taşıyan trenin yolunun belki hayat çizgisinin aktığı duraklardan geçtiğini söyleyebiliriz. Anlamadığı bir şeyle karşılaşırsa, onu anlamak için üzerine bir film yapma gibi bir huyu da var yani. Sene de iki film, sırrı bu imiş galiba. Fakat bu kadar üretken olmayı başarabilmnin bir sırrı da ki duyunca epey şaşırdım, Bin-jip ve Samaritan Girl gibi filmleri sadece iki haftalık bir sürede çekebiliyor olması. Yönetmen olana değin epey de soru biriktirmiş olmalı ki bu sorular onu hani "peri" ziyarete geldiğinde balkavuğunu hazır edebilmeyi akıl ettirebilmiş.


Nedense kendi vatandaşlarına bir türlü kendini sevdirememiş, koreli izleyicilerle arasında bir iletişim sorunu gibi bir şey var. Feministler Bad Guy filmi dolayısiyle onu sevmiyor. Filmleri ki en kötü filmin bile milyon seyirci çekebildiği Kore sinema endüstisnde yüzbin rakamını zor buluyor. Enterasan bir durum; bunun altında yatan gerçekleri de iyi irdelemek lâzım gelir mi bilemem, fakat yabancı izleyicileri onu ödüllerle karşılıyor. Gittiği hemen her festivalde birşeylerle geri dönüyor. En son Antalya film festivaline de katıldığı ve Antalya'ya gidememiş olmanın üzüntüsünü bana yaşattığı da vâkidir. Teessüflerimi buradan şey edeyim artık...

Yavaş yavaş bitirelim...

Aslında bütün hikâyeler hem birbirine benziyor, hem benzemiyor. Kavgalar yine hem aynı kavga, hem de değil. Yarışlar, yakarışlar, sorular, cevaplar... hep öyle. Dünya karşısında biçareliğimiz her zaman aynı kalacak, faklılığı yaratan içimizde bulduklarımız, dünyadan çaldıklarımıza uydurduğumuz ciciler. Böyle mi düşünüyor yönetmenimiz, yoksa her filminde bize cevabının sadece kendimizde saklı olduğu sorularla yüz yüze bırakmayı neden denesin ve herkesin bir cevabının olduğuna da emin bir halde niçin karşımıza çıkıp "yaşadığımız dünya hayal mi, gerçek mi..?" deyip bizi yeni serüvenlerine hazırlasın.

Hangi Kim Ki-duk karakteri olmayı isterdim diye şöyle bir iç geçirdim: cevabım henüz yok. Hikâyeleri ve kahramanlarımızı düşündüm. Okuduğum, etkisini aylarca içimde duyduğum şiirle geldi aklıma, fimlerinden sonra resme olan ilgim arttı mı düye düşünüyorum şimdi de. içe açılan bir pencere gibi, ya da rüya içnde riya gibi güneşin bütün hallerinden bir demeti kabul ettiriyor oyunlarla karşımızda; bu diyaloğu az görsel olarak zengin imgeler büyüyor, büyüyor içine aldığı keskin hayat kareleri ile bizi kendi açık denizlerinde bir yolculuğa çıkartıp yolculuk boyunca bizi kendi başımıza, yapayalnız bırakıyor. biz ya rüzgârın yardımını istiyoruz kıyıyı görmek için ya da hiç bitmesin istiyoruz yolculuğumuz. Bu sessizliğin sebebi ne? Her ikisi de aynı şeye çıkarıyor bizi, kelimelere dökemediğimiz şeyleri buluyoruz içimizde.

beklentiler, adalet-eşitlik-eşitsizlik, yalnızlık, nefret, şiddet, tutku, sevgi.. ve illa ki aşk... yanımızca bir nehir akıyor gerçekten, bize sadece kenarında durup bu nehirin sesini dinlemek kalıyor desem...

IPB Image



Kaynakça:

1- http://www.sensesofcinema.com/contents/01/19/kim_ki-duk.html
2- http://www.koreanfilm.org/kimkiduk.html
4- http://www.imdb.com/name/nm1104118/

Bu ileti a-z-i-z tarafından Mar 29 2013, 11:26:26 PM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
tayf
mesaj Oct 20 2005, 10:54:26 PM
İleti #2


Member
**

Grup: Üyeler
İleti: 111
Katılım: 23-February 04
Nereden: Ankara
Üye No.: 87



iyi geceler
Bana tesadüfen uzakdoğu sinemasını sevdiren yönetmen için ne güzel şiirsel ifadeler kullanmışsınız; ellerinize sağlık smile.gif)
Sinema eğitim almadan bu kadar estetik ve budizmi çağrıştıran başka bir yönetmen varsada ben bilmiyorum. grupta filmlerin dökümünü görüp elime geçenleri izledikçe karakter olarak seçimim "ilbahar yaz sonbahar kış ve ilk bahar" ta hayatın 4 mevsiminin ifadesi için olacak. "bin jip" hakkınıda yememek lazım. hüznün çok duru bir ifadeside kadın baş rol oyuncumuzda değilmiydi. hwal ve birdcage inn i hafta sonu seyretmeye çalışacağım. bir yorum yapmak haddime düşmez... ama hwaldeki bazı sahnelerin çok etkileyici olduğunu şimdiden belirtmeden geçemeyeceğim. selamlar...
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
KingAMRA
mesaj Oct 20 2005, 11:24:01 PM
İleti #3


Master
Group Icon

Grup: Kıdemli Üye
İleti: 2,614
Katılım: 14-April 04
Üye No.: 988



Cesaretinden dolayı seni tebrik ederim.. Özellikle Bin-Jip'i izledikten sonra ben de bir şeyler yazmak istemiş ama cesaret edememiştim.. Sayende hakkında bilmediğim bir kaç özelliğini daha okumuş öğrenmiş oldum.

Bin-Jip öyle bir film ki hakkında bir dolu güzel ayrıntı dökmek, konuşmak, yazmak istiyorsun ama sanırım benim için bu film hakkında kelimeler kifayetsiz kalıyor. Toparlayamayacağımdan korkuyorum anlayacağınız..

Yine de filmdeki bir sahneyi sizlere sormak istiyorum.. Çocuk hapisteyken avucuna göz çiziyordu, tek göz bizim kültürümüzde de var bildiğim kadarı ile ama anlamını bir türlü hatırlayamadım.. Filmde gözle ilgili bir göndermemi yapılıyor acaba !?
Bunun hakkında bilgisi olan arkadaşlar yorum yaparlarsa sevinirim..

Son olarak kendi ülkesinde tutulmaması çok ilginç. Sinema eleştirmenlerini anlayabilirim, sinema eğitimi almadığı için küçümseyebilirler ama halkın da filmlerine ilgi göstermemesini anlayamıyorum..


Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle...
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
mahakrishna
mesaj Jun 19 2007, 09:19:13 PM
İleti #4


Member
Group Icon

Grup: Banned
İleti: 123
Katılım: 20-September 05
Üye No.: 29,946



"ilbahar yaz sonbahar kış ve ilk bahar"
mükemmel bir film.. klasik ki duk kim filmleri gibi çok az konuşma var .. sinemanın sanat dahisi bu adam ..

insan ömrünün 4 safhasını ve 5. safhayı (hem yeni nesil hem başka açılardan) 4 mevsim ve 4 hayvan ile anlatmış harika bir film..

kedi horoz yılan kaplumbağa
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
Dr.Seom
mesaj Jun 23 2007, 11:43:03 AM
İleti #5


Naz
**

Grup: Üyeler
İleti: 461
Katılım: 9-September 06
Üye No.: 61,904



Ben de Ki Duk Kim hayranı olarak bir çok filmini izledim.İzlemediğim yalnızca üç filmi kaldı.IMDB'de filmleri değişik oylar alıyor haliyle, ama benim için hepsi ayrı ayrı güzelliklere sahip.Yani daha düşük oy almış bir film yüksek oy alandan kesinlikle daha kötü olmuyor.
Bağımlısı olduğum, her filmini iple çektiğim tek yönetmen.
Bu tanıtım yazısında da en çok ilgimi çeken tabii ki bin-jip i iki hafta da çekebilmiş olması.
Ki Duk Kim filmlerinin bir de şu özelliği var:
Her filmin sonunda düşünmek zorunda kalıyorsun.Hiç tam bir sonla bitmiyor.Her zaman bir açık bir kapı bırakıyor.

Yazı için teşekkürler, as-is.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
hakangil
mesaj Jul 11 2007, 01:19:52 PM
İleti #6


Advanced Member
Group Icon

Grup: Etkin Üye
İleti: 751
Katılım: 6-April 07
Nereden: Moskova
Üye No.: 62,803



Kim Ki Duk: Bütün filmlerini indirdiğimde sadece altyazıyı kontrol etmek için filmi başlatıp, filmi sonuna kadar izleyip, filmin sonundaki yazıların sonuna doğru kendime geldiğim, en saygı duyduğum yönetmenlerden biri..

Bir de kendisini Kore'de pek de sevilmediğini okudum ki, hiç inanasım gelmedi..

Verdiğiniz bilgiler için de teşekkürler..

Bu ileti hakangil tarafından Jul 11 2007, 01:23:35 PM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
SPAWN-TheUndead
mesaj Feb 12 2008, 02:03:16 AM
İleti #7


BON JOVI ROCKZ
***

Grup: Üyeler
İleti: 746
Katılım: 2-February 08
Nereden: Rock World
Üye No.: 63,347



Ki-duk Kim'in en sevdigim filimlerinden biride Shi gan - (Zaman)dır.Sonuna çok üzülmüştüm.Bütün filim boyunca bekledim bekledim ama sonu böylemi olucaktı böylemi olmalıydı. sad.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
MuSiTa
mesaj Jul 6 2008, 10:18:55 PM
İleti #8


New Member
*

Grup: Üyeler
İleti: 15
Katılım: 4-July 08
Üye No.: 63,476



QUOTE(as-is @ Oct 20 2005, 10:27:51 PM) *


@as-is,
Bu güzel tanıtım için teşekkür ederim. Sinema izleyicilerinin keşfetmesi gerektiğine inandığım bir
yönetmendir Ki-Duk Kim. İzleyiciyi zorlayacak, sarsacak değerde filmler yapıyor.
Bence Ki-Duk Kim filmi demek, aşkın ve duguların şok edici gövde gösterisi demektir.

User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
a-z-i-z
mesaj Jul 6 2008, 10:51:02 PM
İleti #9


Daigoro
Group Icon

Grup: Sinefil
İleti: 1,723
Katılım: 29-August 04
Nereden: Simeranya
Üye No.: 8,001



Kim ki-duk hakkında bu yazının içeriğini aşacak daha detaylı bir yazı yazmak istiyorum. Bakalım ne zaman olacak.

User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
Yıldırım85
mesaj Jul 7 2008, 03:38:27 PM
İleti #10


Advanced Member
***

Grup: Üyeler
İleti: 547
Katılım: 9-April 08
Nereden: Bursa
Üye No.: 63,400



Son filmi Breath, tam bir hayalkırıklığıdır.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
liber arce
mesaj Jul 7 2008, 03:56:52 PM
İleti #11


Master
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 1,501
Katılım: 9-September 06
Üye No.: 61,894



QUOTE(Yıldırım85 @ Jul 7 2008, 04:38:27 PM) *

Son filmi Breath, tam bir hayalkırıklığıdır.


Sadece sizin için söylemiyorum, alınmayın. Asıl seyircinin bu filmi sevmemesi tam bir hayalkırıklığıdır. Bazı açılardan Bin-Jip'ten bile daha yukarıda duran bir filmdir Soom. En büyük artısı da, seyirciyi incitmekten çekinmemesi ve onu
mutlu etmekten özenle imtina etmesidir.

as-is, affet. Biraz konu dışına çıkar gibi olduk. Planladığın yeni yazıyı merakla bekliyoruz.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
Paradigma
mesaj Jan 3 2009, 01:37:01 PM
İleti #12


Sefil
Group Icon

Grup: Uzman
İleti: 3,600
Katılım: 16-May 07
Nereden: Mardin kapısından atlayamadım.
Üye No.: 62,817



İnceleme için teşekkürler, bir soru sormak istiyorum bu yönetmenleri tanıyanlara: Yönetmenin tarzını kime benzetiyorsunuz? Daha da açarsak hangi büyük yönetmenden ilham almış gibi duruyor, dili kimlere yakındır?
Hiç izlemedim bu yönetmeni...

Not: Her şey bir başka şeye benzer, "tek" olan şey dışında. Mesela ben as-is'in üslûbunu Fellini'nin filmlerine benzetirim içten içe; kişisel ve etkileyici. boxing.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
a-z-i-z
mesaj Jan 3 2009, 09:36:41 PM
İleti #13


Daigoro
Group Icon

Grup: Sinefil
İleti: 1,723
Katılım: 29-August 04
Nereden: Simeranya
Üye No.: 8,001



boxing.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
yoruk
mesaj Jan 3 2009, 10:19:02 PM
İleti #14


Allah bes baki heves...
Group Icon

Grup: Admin
İleti: 14,385
Katılım: 20-April 04
Nereden: Nirvanaya gittim geleceğim.
Üye No.: 1,352



Yumrukları benim mi goğüslemem gerekiyor üstad tongue.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
Paradigma
mesaj Jan 3 2009, 10:52:54 PM
İleti #15


Sefil
Group Icon

Grup: Uzman
İleti: 3,600
Katılım: 16-May 07
Nereden: Mardin kapısından atlayamadım.
Üye No.: 62,817



Yok, yumruklar bana smile.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
2 Sayfa V  1 2 >
Konuya Cevap EkleYeni Konu Baslat
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



rss Basit Görünüm Şuan: 2nd September 2014 - 01:22:42 AM